Mutfak Kuruldu, Müzik Çaldı, Ama Şehrin Sahibiyim Diyenler Yoktu
Kültürel etkinlikler ve ilgisizlik
Bir şehir düşünün…
Tarih kokan sokaklarıyla, mutfağıyla, türküsüyle övünen bir şehir.
Ama iş sahiplenmeye gelince sessizliğe gömülen bir şehir.
Adıyaman işte tam da bu tanımın ortasında duruyor.
Adıyaman Valiliği öncülüğünde düzenlenen Mutfak Festivali, kentin asırlık lezzetlerini tanıtmak için büyük bir emekle gerçekleştirildi.
Ünlü şefler geldi, stantlar kuruldu, halk oyunlarıyla alan renklendi.
Tüm bunlar olurken dikkat çeken bir gerçek vardı:
Bu şehrin asıl sahipleri yoktu.
Milletvekilleri yoktu.
Siyasi parti temsilcileri yoktu.
STK’lar yoktu.
İstisnalar dışında, koca bir sessizlik hâkimdi.
Oysa tatil günü olmasına rağmen Adıyamanlı bile olmayan bürokratlar, memurlar, işçiler o alandaydı.
Elini taşın altına koyanlar yine şehir dışından gelen insanlardı.
Kimi masa taşıdı, kimi alanı düzenledi, kimi konukları karşıladı.
Bu şehirde “ben Adıyamanlıyım” diye dolaşan birçok isim ise yoktu.
Bir kez daha gördük ki, bu şehir için ter dökenler, bu şehrin insanı değil.
Aynı tablo birkaç gün önce Hayathanem Kültür Etkinlikleri kapsamında düzenlenen
“Bir Şehir Bir Müzik” konserinde de yaşandı.
Genç sanatçılar sahnedeydi, Adıyaman’ın sesi yeniden yankılandı.
Ama alanda o sesi duyması gerekenler yine eksikti.
Ne siyasiler vardı,
ne temsilciler,
ne de şehrin “kültür öncüleri” olduğunu söyleyenler.
Sanatçılar sahnedeydi, ama daha çok Adıyamanlı olmayan bir çoğunluk vardı.
Adıyaman bir kez daha kendi sesine yabancılaştı.
Bu iki etkinlik bize bir gerçeği tekrar hatırlattı:
Adıyaman’ın sorunu imkân değil, ilgisizliktir.
Yapılacak iş çok, ama elini uzatan az.
Destek olması gerekenler, sadece izliyor.
Oysa bu şehir, bir sahneye çıkıp iki alkış vurmakla değil, o sahnenin kurulmasına katkı vermekle büyür.
Adıyaman’ın en büyük eksikliği ne sanatta, ne mutfakta, ne ekonomide.
En büyük eksikliği, sahiplenme bilincinde.
Bir şehir düşünün; dışarıdan gelenler çabalıyor, içeriden olanlar seyrediyor.
Bu tablo artık can yakıyor.
Bugün orada olup emek veren herkes, bu şehrin gerçek temsilcisidir.
Ama bu şehirde doğup büyüyüp de hiçbir etkinlikte görünmeyenler,
hangi halkın sesi olduklarını bir kez daha düşünmelidir.
Mutfak kuruldu, müzik çaldı…
Ama şehrin sahipleri yine yoktu.
Adıyaman’ın geleceği, sahipsizliğe değil;
gerçekten sahip çıkanların vicdanına emanet olmalı artık.







0 Yorum